[RÖPORTAJ]

''Kadın Doğum Uzmanı olan Sadık Öztunalı ile röportaj yaptık ve oldukça önemli bilgiler elde ettik'' 



1- Bize biraz kendinizden bahseder misiniz? 

Adım Sadık Öztunalı, Bulgaristanın Rozgırat şehrinde doğdum.  1989 senesinde Türkiye'ye göç ettik. Lise öğrenimini tamamladıktan sonra üniversite eğitimi için Plovdiv Tıp Fakültesine gittim. Lisansımı İngilizce olarak tamamladım. Çeşitli hastanelerde çalıştıktan sonra kariyerime Türkiye de bulunan John Hogkins Anadolu Sağlık Merkezinde Kadın Doğum bölümünde devam ettim.

2- Bu mesleği kendi istediğiniz için mi yoksa başkasının yönlendirmesiyle mi seçtiniz?

Bu mesleği hiç düşünmüyordum. Lise son sınıfta trafik kazası geçirdim. 1-2 aylık bir hastahane sürecim oldu. Hastahanede kaldığım süreçte yönlendirmeler, ilgiler sebebiyle gözümde doktorluk çok değişik meslek boyutu oldu. Hastahane çıkışı kesin doktor olucam dedim. Bu şekilde karar verdim.

3- Eğitim hayatınızı nerede tamamladınız ve ne gibi zorluklarla karşılaştınız? 

Eğitim hayatımı yine Bulgaristanın Plovdiv şehrinde tamamladım. Tabi Bulgaristan göçmeni olduğum için pek zorluk yaşayacağımı düşünmedim. Lakin Bulgarcayı o kadar iyi derecede bilmiyordum. Eğitim dilininde İngilizce olması nedeniyle dil karmaşıklığı oluyordu. Yani okulda İngilizce, dışarıda ki hayatta Bulgarca, Türk arkadaşlarımla Türkçe konuşmak zorunda kalıyordum. En çok bu gibi konularda zorluklar yaşadım. Yani bir süre sonra diller karışmaya başlıyordu. İngilizceyi Bulgarcayı veya tam tersi şeklinde oluyordu. Bunun haricinde başka bir zorluk yaşamadım.

4- Bir çok kadın doğum uzmanları, eşime kadın doktor baksın gibi düşünen insanlarla karşılaşıyorlar, bu konuyla alakalı ne düşünüyorsunuz, sizde bu düşüncelere sahip insanlarla karşılaştınız mı? 

Bu gibi konularla ister istemez karşılaştık ama hiçbir zaman yadırgamadık çünkü bir demokrasi, seçim hakkı, hasta hakları var. Bu sebepten dolayı hasta ne istiyorsa hasta hakları doğrultusunda doktorunu seçmekte özgürdür. Sorduğunuz soruyu bu şekilde özetleyebilirim.

5- Bir kadın doğum uzmanında olması gereken özellikler nelerdir? 

Kesinlikle sabırlı olmalıdır. Bunun dışında güleryüzlü olmasıda şarttır. Her doktorda olduğu gibi karşı tarafa güven vermelidir.

Sanırım, en çok hastaya güveni kadın doğum uzmanları vermeli

Sadece kadın doğumda değil bir çok branşta da gerekiyor. Çünkü gebelik dönemi çok hassas bir süreç ve bayanların küçüklükten beri kurduğu hayal ürünüdür. Böyle olması sebebiyle aileleri ve eşleri büyük tedirginlik yaşıyor ama hastaya güleryüzlü yaklaştığınızda ve güven verdiğinizde bu iyi bir olay oluyor. Yani en çok güleryüzlü olmak ve hastaya güven vermek önemlidir.


6- Bir hasta sizi neden seçmeli? 

Hasta tedavi olduğu süreçte doktoruna güvenmelidir. Güven olsun ki tedavi başarılı geçsin, bir aksaklık yaşanmasın diyoruz. Bu sebeple hastalar seçerken hassas davranmalılardır. Güvendiği doktora gitmelidir. Bu sorununda güven duygusuyla alakası olduğunu düşünüyorum.

7- Hastalarınızla iletişiminiz nasıl, istedikleri zaman size ulaşabiliyorlar mı, iletişim kurarken zorlandığınız bir yer var mı?

Hastalarla iletişimim çok pozitif bir şekilde olduğundan dolayı bir problem yaşamıyorum. Aksine güleryüzlü olmam ve samimiyetimden dolayı bir çok hastanın beni tercih ettiğini biliyorum. İstedikleri zaman bana ulaşabilirler. Telefonumda özel numara, hasta numarası vs diye bir ayrım yapmıyorum. Telefonum 7/24 açıktır. Böyle de olmak zorunda. Hastayı aldığımızdan son tedavi sürecine, hasta iyi ve mutlu olana kadar her süreçte bir doktor olarak yanında olmalısınız. İletişim kurarken de zorlanmıyorum.

8- Hastalarınızla iletişiminizi hangi sosyal medya üzerinden kuruyorsunuz?

Kendi adıma konuşayım, ben pek sosyal medya kullanmıyorum. Üniversite hayatımın son demlerinde sosyal medyayı bıraktım. Günümüz çağında telefon, e-mail ya da çok özel olursa Whatsapp üzerinden iletişim kuruyorum. Bunların haricinde başka bir sosyal medya aracı kullanmıyorum.

9- Bu mesleği seçmeseydiniz hangi meslekle uğraşırdınız, neden?

Bu mesleği seçmeseydim kesinlikle cioluk yapardım. Yani bir endüstri mühendisliği veya uluslararası ilişkiler işleri ile uğraşırdım. Nedeni ise ticaret boyutunda kendimde bir artı görüyorum. Yani insanlarla iletişimde, onları ikna etmede kendimi bir adım önde görüyorum.

10- Yaptığınız mesleğin sizin için avantaj ve dezavantajları nelerdir?

İnsanların gözünde doktorluk kutsal bir meslek olarak görünüyor. Allah'tan sonra insanlara şifa veren belkide 2. kişileriz, bu çok önemli, bizi çok mutlu ediyor. Bir çok vaka görüyoruz. Belki de ölümü herkesten önce biz görebiliyoruz. Bunlar bana göre avantajdır. Dezavantajı ise aileye ve sosyal çevreye vakit ayıramama, kendini ihmal etme, vakit ayıramama nöbetler, tedavi ve yıpranma süreci vs. bunların hepsi ise dezavantaj olabilir.

11- Anne ile bebeği ilk buluşturduğunuz da ki duygularınız nelerdir? 

Tabi bu buluşma ilk vakalarda kelimelere dökülemeyecek bir his veriyordu. Ama insanın bunu kendinin yaşaması çok daha farklı oluyor. İlk vakalarımızda anne ile bebeği ilk buluşturduğumuz da çok heyecanlı oluyorduk. Ama bu konuda bir çok vaka görmeye başladığımız da artık dozunda mutlu olduk. Çünkü bir süre sonra normal gelmeye başladı.

12- Hastalarınızla ve hasta yakınlarıyla sık karşılaştığınız bir olay var mı, varsa nedir? 

Hastalarda en çok ne zaman taburcu olucam evresi, bir daha ne zaman eski halime dönücem gibi sorular oluyor. Hasta yakınları ise fazla tedirgin oldukları için sık soru sormaları olabiliyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar